
Başlığı yanlış anlamayın,bu başlık cumartesi gecesinin en güzel fıkrasının sonunu bağlayan söz.
Hatipoğlu tarlada Zafer abinin malikhanede yine bir çay ve sohbet gecesi düzenlenmişti.İstanbul’da elektrik denince akla gelecek ilk isim olan Muhsin Yurdakul ve ekibi nargileyi,çayı ve jeneratörü hazırlamaya başlarken bizde Cengiz,Ahmet abi,Kenan abi,Ömer,Serdar,Cengiz’in traktörle oraya çıktık.
Misafir olan ve gecenin belkide en çok esprisini yapan hatta espri rekorlarını alt üst eden Eren abinin(resimde Zafer abinin yanında nargile içen(sağda))fıkralarıyla güldük eğlendik.Bir ara bizim Cemal abiyi(sopeli.netten)arar olduk,çünkü O’nun fıkraları geceyi gündüze,gündüzü de geceye bağlardı.Zaten birçoğumuzda O’nu andık(ölmedi ha kendisi İstanbul’da Arşiv,bu ara laflar yanlış anlaşılyorda).
Lazın radara girmesi,çapkın hocanın köyden gidişi,Temel’in paraşütle atlaması ve daha nicelerini derken saat gece yarısı 02:30 olmuştu.
Malzemeleri topladık,indik köye.Bir güzel geceyi de böyle sonlandırdık.
Yine gelin,bekleriz Muhsin abi ,Eren abi ve Yücel abi.
”Hocam daha burdamısın?”
0
Shares