Bu defa Sarıkaya, İbicek ve Kelhüseyni kayalığından çekilen en son fotoğraf ve video görüntüleri ile sizleri, başbaşa bırakıyoruz. Umarım beğeni ile izlersiniz…
[MEDIA=5]
Bu defa Sarıkaya, İbicek ve Kelhüseyni kayalığından çekilen en son fotoğraf ve video görüntüleri ile sizleri, başbaşa bırakıyoruz. Umarım beğeni ile izlersiniz…
[MEDIA=5]
02.12.2007 Pazar günü keşif gezisi için bir araya gelen yol bilmez, iz bulamaz kişilerden oluşan ekip, yeteri kadar yiyecek, tüfek ve teçhizat (semaver dahil) alıp, sabah 07:00 sularında yola çıktı.
Kiremitlik’te kahvaltı molası verildi (takriben iki saat süren kahvaltıda beÅŸ kiÅŸi, yedi buçuk ekmek yedi ve iki semaver devirdi). Akabinde Kale güzergahına (burada yorulan ekip uyku molası verdi) takiben Seyvnebi’ye geçildi. Buralarda domuz sürülerinin izlerine rastlandı, bunun üzerine YaÄŸbatan mevkii ekibin sürekçi başısı Bahri tarafından sürüldü. Ancak sürek ters sürülmesi ve avcıların yanlış yerde baÄŸlak yapmaları nedeniyle av baÅŸarısızlıkla sonuçlandı.
Buradan moralleri bozulan ekip, verdi kendini balta girmemiÅŸ ormana. Ha babam de babam bu hızla Yukarı Geçit (Dzeda Gasaxtomi-Chaxchaxis Dziri)’e kadar çıktı. Ancak geçit yeri bulunamadı. Çok zor ve zahmetli bir dereye iniÅŸ, dere boyu tırmanış ve karşıya geçiÅŸten sonra, Küçüksenger (Patsaıvake)’den yolu takiben KavuÅŸuk’a geçildi. Bir süre burada mola veren ve dinlenen ekip, yılmadan usanmadan İyelyankedi’den yolu takiben PaÅŸakaya’sına geçti.
Bu güzergahda kurta rastlandı ancak maksat av olmadığı için atış yapılmadı, kurt kaderine terk edildi. Yorgun ve bitgin düşen ekip akşam yemeğini (hamsi ızgara, semaver çayı, turşu, turp ve günün lezzeti mor soğan) burada yemeye karar verdi. Hazırlıklar yapıldı, zahmetli de olsa ateş yakıldı, semaverler kaynatıldı, altı kilogram kadar hamsi ızgaraya verildi. Gerisini tahmin edersiniz zaten, anlatmaya ne hacet.
Çaylar içildikten sonra vaktinde nasıl geçtiÄŸi farkedilemediÄŸi için karanlığa kalan ekip, lambasız karanlıkta, bir taraftanda ay doÄŸar da önümüzü görürüz ümidiyle dokuz metrelik yoldan çıkmadan Karacıtarla’ya doÄŸru yola çıktı. Tabii ay da doÄŸmadı. Karanlıkta çekilen zahmeti, iki defa girilen yanlış yol, çamurlu (likhizitalaxi) yolu tahmin edin artık.
Bu yorucu ama zevkli yolculuk 19:15’de sona erdi. Tabii herkes evine. Macera, heyecan, adrenalin, bol oksijen, temiz hava, protein, vitamin dolu, anılarda kalacak bir günlük gezimiz böylece sona ermiÅŸti (az da deÄŸil ha neredeyse ben deyim 15 siz deyin 25 kilometrelik yol). Sakın ha iyice giyinmeden böyle bir ÅŸey denemeye kalkmayın, rehber önemli, ayakkabılarda vurabilir, yünlü yumuÅŸak ayakkabılar tavsiye edilir (isteyen Zafer abiye sorsun, tecrübelidir). Bu hafta da İyelyankedi’de Cumartesi’den çadır kuruyoruz, yani gece oradayız. Maksat muhabbet olsun…
Gezi boyunca çektiÄŸimiz fotoÄŸraflar ve hareketli görüntüleri, aÅŸağıda video halinde sizlere sunuyoruz. İyi seyirler…
[MEDIA=4]
Geçmişten günümüze kadar, köyümüz bir çok ustalar yetiştirmiştir. Bu ustalar, inşaat ve marangoz dalında kendilerini göstermişlerdir. Sadece bizim köye değil, civar köylere de nam salmışlardır ustalarımız. Aslında hepsinin isimlerini yazmak isterdim ama zaten geçmişte herkes ustaymış.
Åžimdi ise köyümüzde ve diÄŸer köylere nam salmış üç usta var dillerde, Ali, Hacı ve Ahmet usta. Köyümüz gençlerinin deyimiyle AHA ustalar, yani AHA inÅŸaat grubu. Bu üç usta yaptıkları inÅŸaatlarla deÄŸilde, daha fazla çatılarla ünlüler. Yaptıkları çatılarla da ün yapacak nam salacak kadar varlar zaten. Çünkü öncelikle maÅŸallah diyorum, öyle müthiÅŸ, öyle güzel çatılar yapıyorlar ki, evlerin üzerinde ayrı bir güzellik var. Avrupa’dan gelen gurbetçilerin öve öve bitiremediÄŸi, bizim oranın(Avrupa’nın) evleri, bizim oranın çatıları, dedikleri evlerin ve çatıların daha güzelllerini yapıyorlar ustalarımız.Åžimdi ise bu ustalardan sonra kim kalacak kim usta olacak orası belli deÄŸil,daha doÄŸrusunu söylemek gerekyorsa,kimse kalmayacak.Çünkü yeni nesil köyde deÄŸil,herkes dışarda baÅŸka iÅŸlerle meÅŸgul.Bu durumda da gerçekten ne usta çıkar köyden,ne de kalfa.
AÅŸağıda izleyeceÄŸiniz kısa filmde AHA ustaların çalışma esnasında çektiÄŸim video ve resimlerinden oluÅŸuyor. MüziÄŸi de uysun diye yine ustalarımızın isimlerinin baÅŸ harflerinden oluÅŸan ‘uy AHA’ ÅŸarkısını seçtim. Umarım beÄŸenirsiniz. İyi seyirler…
[MEDIA=3]
Önce Ramazan ayı, sonra da Bayram; hızlıca gelip geçti ikisi de. Bayramın üç gün olması ve tam da iş ve okulların açık olduğu zamana denk düşmesi nedeniyle, çoğu vatandaşlarımız köyden uzakta geçirdi bayramını. Belki içimizden bazıları, annneleri, babaları yada diğer yakınlarından ayrı kaldılar bu Bayramda; ancak yine de Bayramı Bayram etmişlerdir umarım.
Bu Bayramda gelemedim göremedim dediğiniz bazı kişileri camiideki bayramlaşma esnasında çektiğim görüntülerde görür, mutlu olursunuz belki. Bayramda sizin için görüntülediğimiz, bayramlaşma faslını izlemek için videonun üzerine tıklamanız yeterli.
NOT:Dijital kamerada batarya zayıf olduğundan,görüntüleri telefonla çektim.Haliyle video kalitesi kaliteli değil, lütfen mazur görün. Nice mutlu bayramlara…
Almanya’nın Frankfurt bölgesinde ikamet eden Tatlıpınarlılar, Ramazan Bayramını büyük heyecan ve coşku içinde idrak etti.
Tatlıpınarlılar, Gelnhausen’deki DİTİB Eyüp Sultan Camii’nde kılınan Bayram namazının ardından bayramlaşma törenine katıldılar. Törene, dört yıllık görev süresinin sona ermesi ile birlikte bugün (14 Ekim Pazar) Türkiye’ye, memlekti Çorum’a dönen, din görevlisi Erdal Şentürk de katıldı.
Tatlıpınarlılar, gurbette yaşamanın bütün olumsuzluklarına rağmen Bayram günlerini bir arada geçirmenin mutluluğunu yaşadılar. Bu arada çocuklarda küçük yaşta Bayram sevincini yaşayanlar arasında yer aldı.
Resimleri bize ulaştıran fotomuhabiriz Sayın Ali Erdem’e teşekkür ederiz.
İslam, hem gönül dünyamızda, hem de toplum hayatımızda barış, sevgi ve huzurun kaynağı, birlik ve beraberliğimizin harcıdır.
Bu nedenle Ramazan bayramında büyüklerimizi, annemizi, babamızı, yakınlarımızı, komşularımız ve dostlarımızı ziyaret etmeyi ihmal etmeyelim. Bencilliği, kin ve nefreti işimizden söküp atalım, dargınlıklara son verelim. Kendimiz için ne istiyorsak aynısını yanı başımızdaki kardeşlerimiz için de istemedikçe olgun mümin olamayacağımızı bir kez daha hatırlayalım.
Ziyaretçilerimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyor, Bayramın tüm insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz…
Köye yeni imam atandı, haberiniz varmı? Tabii ki yok, nereden olacak ki? Köy halkı diledi Allah’tan namazlara hızlı bir imam, o gönderdi ‘jet’ imam. Ancak İmam Efendi öyle namaz kıldırıyor ki, kaçan soluğu Darma’daki kahvehanede alıyor. Dün akşam teravih namazı kılmak için camiiye gittiğimizde herşey yolundaydı. Taa ki İmam Efendinin teravih namazını kıldırdığını görene dek. Öyle namaz kıldırıyor ki, sanki yalnızca Fatiha okuyup, zammi sure okumuyor gibi. Çünkü çok hızlı. Bu durumdan, ihtiyarlar hiç memnun değil. İmam böyle ya, müezzine ne demeli? Bir ezan okuyor, sanki bülbül mübarek. Hızlı namaz kılmak isteyen halkımızı köydeki yeni camiinin, yeni imamı ve yeni müezzinine davet ediyoruz.
Not: Hep ciddi habere gerek yok, ramazan keyfi diyelim, olsun bitsin. “Ardeycerot…”
Bayrağın kayaya çekildiği o müthiş anı izlemek istiyorsanız, videonun aşağıdaki linke tıklamanız yeterli. Bayramdan sonra daha kaliteli kayıtları, yine haberin adresi, yani Taner’in Köşesinden takip edebilirsiniz…
tatlipinar.com ve bunun bir alt sitesi olarak faaliyetlerini sürdüren ”Taner’in Köşesi”, geçtiğimiz Mayıs ayında toplam 3441 defa ziyaret edilmiştir.
Sahanın dış direklerinin kaynak ve dikim çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlanıyor. Boya ve diğer işlemlere de ilerleyen günlerde devam edilecek. Ancak eksiklerin tamamlanması için maddi ve manevi yardıma ihtiyaç duyuluyor. Saha dış tellerinin ve içeride yapılacak düzenlemeler için, bir kaç milyar yardım bekleniyor. İlgililere duyurulur ve ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz.
Baraklı köyüne cam takmaya gittiğimizde yolda büyük bir yılan gördük. Tabii hazır yolda yatan yılanı öldürmeden gidilmez. Bizde öyle yaptık, ancak yılan bizi iyice uğraştırdı, bizde yılanı. Ağacın arasına sıkışan yılanı taşla öldürdük. Daha sonra yerinden çıkarıp, yılanın boyunun ölçüsünü aldık. Yılan tam olarak 73 cm’di. Dikkatli izleyin, çünkü yılanın rengi koyu olduğundan tam belli olmayabilir.
LÜTFEN!!!
Sitemizde yorum yaparken kendi isminizi ve e-mail adresinizi yazarsanız başkalarının isimleriyle,birbirinizle alay edici,birbirinizi üzecek kelimeler kullanmayınız. Kendinizi tanıtmaya korkuyor yada istemiyorsanız,yorum yapmayın,haberi okuyun ve kişiye söyleyeceğiniz sözleri e-mail yoluyla yada değişik yollarla kendisine iletin.Sitede ziyaretçileri rahatsız edecek kelimeler kullanmayın.
İsmail’in videolu haberinde olan yorumlar,site kurallarına uymadığı ve ziyaretçilerimizide rahatsız edeceğini düşündüğümüz için silinmiştir.
Bizi daha iyi takip etmek,bizden daha iyi haberler almak istiyorsanız,görüş ve düşüncelerinizi bizimle paylaşın ve bizimle olmaya devam edin….
tatlipinar.com
İsmail’e sordum; köy mü iyi, Darma’mı diye? İsmail Darma’nın daha iyi olduğunu söyledi. Köyü sevmediğini söylerken asabiydi, ancak video tam bir komedi. Birazda korkunç, çünkü videoyu gece Kooperatif’in önünde çektim ve ışıklar yoktu. Kameranın ışığıyla İsmail’i görüntülemek içinde iyice yaklaşmam gerekiyordu. Böyle olunca da, komik ve korkunç İsmail birbirine karışmıştı. İsmail köyü neden sevmiyordu acaba? İsmail’den öğrenelim…
Ben ve Ömer Kiremitlik’ten inerken yer çekiminden bahsediyorduk.O sırada aklımızdan havada kaç saniye dururuz diye düşünyorduk ve havaya zıpladık.Önce sadece üç saniye kaldık,sonra ki denemelerde ise,on saniye durabildik,ama nasıl olduğunu bizde anlamadık. Resimlerde de göreceğiniz gibi,rüzgarında etkisiyle surat ifadelerimiz değişti,sanki gülüyorduk ancak gülme ve korkulu bakışlar birbirine karışmıştı.Ama gerçekten çok güzel oluyor.Ancak 18 yaşından küçüklerin denemesi yanlış olur,hele de Kiremitlik yolu gibi bir yerde. En şaşırtıcı olanı ise,herkesin bu hareketleri yaptığımıza inanmamasıydı.Ancak neden inanmıyorlardı,acaba?Gerçek olmasa altta gölge olurmuydu?Bakalım sizin görüşünüz ne olacak? İzlerken fazla gülmeyin…