Author

DSCF9563
Haberler,

Kirazcı Dede de bağ evi yaptı

Köyün en çok kirazının yetiştiği yer kuşkusuz, Muslumpungardaki Hacı Ahmet Aydoğan’a ait kiraz bağıdır. Ahmet Dayı, diğer adıyla ”Kirazcı Dede”, tüm gün bu bağda bulunduğunu rahatlıkla diyebiliriz, hele de bu aylarda. Bu nedenle O’nun da yağışlı havalarda kapanabileceği, rahat rahat yemek yeyip çay içebileceği, namazını kılabileceği, oturup dinlenebileceği bir yere ihtiyacı vardı. Ve O’da herkesin yaptığı gibi bağında biri kamelya ve biri de bağ evi olmak üzere iki kapalı yer yaptı. Ementaş, Kelacikana, Ballıca, İbicek ve köyün bir bölümünü buradan seyretme imkanınız da var.

Unutmadan hatırlatayım, oraya gittiğiniz de meyveyi bol yerseniz, kamelyaya 50 metre kadar uzaklıkta kapalı tuvalet bulunmaktadır. Bilginize…

Haberler,

Sulama suyu her yerde

Bu yıl tarlalar,bağlar,bahçeler ve burda yetişen ürünler suya doyacak diye tahmin ediyorum.Çünkü sulama suyu her yerde…
Köyümüz muhtarı Remzi Erkoç ve köyde ki dernek yetkililerinin bulunduğu çalışma da,köy içindeki kanallar da akan sulama suyu bu kez Ballıdere belediyesine ait kepçe ile Muslumpunghari mevkine su getirilmek üzere döşenecek su boruları için eşildi.Bir kaç gün içinde borulara su verilecek ve böylece bu bölgede bağı bahçesi olan bu sudan faydalanabilecek.
Hayırlı olsun…

Haberler,

Tıpkı Eskisi Gibi

Bir kaç yıldır köyde,herkes bağ evi yapmakla meşgul.Bunlardan biri de Hacı Mutlu yani birçoğumuzun deyimiyle Hakkı’nın Hacı ve-veya Hacı Dayı.
Hacı dayı uzun zamandır,inşaat ustalığını hastalığı sebebiyle bırakmıştı.Daha sonra da hiç gitmedi.Ama yine de yerin de duramadı.Bahçesine öyle bir ”bağ evi” yaptı ki,işiniz yoksa eğer,her gün gidip  oturmaya,çay içmeye değer.Zaten kendisi de bu günler de sabahtan akşama kadar orada.
Sözün sahibinden esinlendim,kendi haberine başlık yaptım.
Hacı dayı birçok yerde bu sözü kullanır.Kendisini öveceği yerde daha sık.Bir işi güzel yaptığın da birileri beğenip kendi de beğenince ”Ulan Hacı tıpkı eskisi gibisin!”der.

 

 

 

Haberler,

Sizde Haklısınız!

Bir önceki habere yapmış olduğunuz yorumlara diyecek sözüm yok.Almancı olayına biraz fazla daldım,belli.Yazdıklarımı sizin yeriniz de olarak okuyor ve düşünüyorum siz de haklısınız,ama kendi açımdan ben de çok haklıyım.Zaten haklıyı yada haksızı da aramıyoruz da burda neyse.Durumu daha fazla büyütmek niyetinde de değilim,zaten o niyetle de yazmamıştım.Bu kadar güzel tepkiyle karşılaşacağımı  da zaten bilmezdim.Tabii ki dediklerime cevap vermek,anladığınız şekilde,anlatabileceğiniz dilde yorumlar yazmak en doğal hakkınız.
Bir gün Nasrettin Hoca`nın evine iki kişi gelmiş.
“Aramızda bir anlaşmazlık çıktı”demişler.
Biri derdini anlatmış, Nasrettin Hoca haklısın demiş.
Diğeride derdini anlatmış. Nasrettin Hoca onada haklısın demiş.
O sırada çayları vermekte olan Karısı atlamış,
“Bu ne biçim şey Hoca! ikisine de haklısın dedin?”
Hoca bi an düşünmüş ve karısına dönüp;
“Ne yapalım hanım,sen de haklısın” demiş.
Verdiğim rahatsızlıktan dolayı ÖZÜR DİLERİM!
Bir de,bana ne derseniz deyin ama TRABZONSPOR’u bu işe karıştırmayın…

Haberler,

Bunun için mi uğraştık?


Neye niyet neye kısmet…

Pazar sabahı erkenden kalktım çıktım Kiremitlik’e,aslında amacım başka birşeydi,size çok iyi görüntüler yakalayıp izletmekti,hemde çok şaşıracaktınız ama bu hafta o görüntüleri yakalamak nasip olmadı inşallah yakında onunda haberini yaparım diye umut ediyorum.Ancak Kiremitlik’e çıktığım da karşılaştığım manzarayı görünce,ne yapacağımı şaşırdım,yalnız olduğumdan da kime ne diyeceğimi?
Bu ne rezillik!!!
Bilmem hatırlarmısınız,ne çok uğraşmıştık,Kiremitlik’e kamelya yapmaya.Köylü tekel olmuştu,hep beraber birlik olup yapmıştık burayı,hele de gençler.O gençlerinde çoğu köyde değil şuan,hatta hiç biri desem yerindedir.Hani yapımı bittikten sonra da açılış yapılmştı bir pazar,koyunlar kesilmişti.Köy halkı biraraya gelip piknik yapmıştı bu sayede.Ne güzel günler di dimi?
Ama gelin görünki bunu üç beş cahil gencimize,çocuğumuza anlatmak ne kadar zor oluyor.Onlar bu yapıtı karalamayı,isimlerini yazmayı hiç çekinmedi.Yine iki sene önce ben askere gitmeden burası yine böyle yaz-boz tahtası gibiydi.Eline kömürleşmiş odun parçasını alan başlamış karalamaya,ben de o sene ramazan ayının bir pazarında elime yarım çuval kireç,fırça ve kova alarak çıktım ve orayı badana yaptım.Nerden bilirdim bu cahiller,yine aynısını yapacaktı,hemde daha da berbat edecekti.Bilemezdim,çünkü burayı yaparken de böyle bir şey aklmızın ucundan bile geçmemişti.Ama emeğe saygısı olmayan cahiller her gün yazıyor işte.
Hatta biri de yazmış,”buraları karalamayın,nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak”diye,ancak kendisi de orayı karaladığından habersiz.Sosyal mesaj vermiş kendince,ama becerememiş,karalamayı becerdiği gibi.
Buraya bu yazıyı yazan çocuk yada genç her kimse onlara sesleniyorum tekrar,arkadaşlar yaptığınızın çok ayıp,terbiyesizce bir davranış olduğunun farkındamısınız?Siz yaşadığınız yerde böyle mi eğitim aldınız?Yazı karakterinizden belli ki yurtdışında yaşayan gurbetçi gençlerisiniz,hani sizin orda yere çöp atana polis ceza yazıyorya,hani burda ki kanunlarla alay edipte yaşadığınız;kanunlarını,nizamlarını övüpte bitiremediğiniz o Almanyalar bilmem neralar varya,işte oralar gibi buralarda dağın başına bekçi koyamazlar,hem de koymazlar,gerek duymazlar,mecburda değiller hem.Köye gelirken oraların kanunlarını nizamlarını madem unutup,bırakıp geliyorsunuz,burda da saygılı olmayı unutmayın!!!
Çven ik aseya,iseya!!!Hadi Yaa???
Madem sizin orda,öyle-böyle,o zaman sizin ordayı sizin orda yaşayın.Gelipte burda Almanya’yı öveceğinize kendinizi öveceğiniz,övdüreceğiniz işler yapın!!!Fazla övünmek iyi değildir tabi ama olsun.


Sayın karalama grubu sizde yine iyisiniz.Bari köyünüzün sitesinde isimlerinizin yayınlandığı o çirkin resimler var.Bakın nasıl da övdüm sizi!!!
Bir de şunu sorayım size,köyü ne kadar çok seviyorsunuz?

Haberler,

Totti’nin dedesi bizim köyden geçmiş!!!


İtalya ligi Serie A takımlarından AS Roma‘nın  kaptanı Francesco Totti’nin dedesi Enzo’nun bizim köyde yaşadığını biliyormuydunuz!
Ben de bilmiyordum ama öyle olduğunu,Osman’ın tarlada çıkan ve sitemiz ziyaretçisi arkeolog Ali Önder’in söylediği lüle taşı ispatlıyor.
Osman Aydoğan’a ait kelacıkana bölgesinde bulunan tarlada,yol yapımı esnasında ortaya çıkan lüle taşı bu gün Osman’ın evin önünde,gidip görebilirsiniz.
Taşa dikkatli bakarsanız,üzerinde oyma yapılmış,lülenin olduğu kısımın iki kenarında oğlak boynuzuna benzeyen şekiller de görebilirsiniz.
Tabii taşın Totti’yle falan ilgisi yok,bu alakayı Roma’lılardan kalma olması nedeniyle kurdum.
Söz Totti’den açılmışken,bir Totti fıkrası paylaşalım;Totti’nin başı beladadır ve mahkemeye cıkar..
Hakim Totti’den savunmasını ister..
Totti düşünür ve saymaya başlar Panucci,Mancini,Chivu,Candella ……

Haberler,

Bahar mı geldi ne?

Ne kar yağdığı belli, ne yağmur yağdığı, ne de güneş açtığı. Havaların nasıl olduğunu, nasıl geçtiğini bir türlü anlayamadık. Öyle bir hava ki, gün içinde her şey oluyor. Kar yağıyor, yağmur yağıyor, güneş açıyor. Erik ağacı da ne yapacağını bilememiş, ”aman be ne olursa olsun, ben çiçeğimi açarım, ister meyve versin, ister dondan yansın” demiş, ve sonunda çiçek açmış. Böyle bir günde de herkes işinin peşinde koşturmaya tabi ki devam ediyor. Mevlüt Yurdakul, Ementaşta’ki bağında fidan aşılıyor, Cengiz Maden’le Mehmet Şentürk traktörleriyle işliyor, köy yine cıvıl cıvıl, sokak aralarında kimi geziniyor, kimi çalışıyor, kimi de evinin önünde oturuyor. İşte Köyümüzde hayat, böyle devam ediyor…

Haberler,

Amasya’da ki tüm spor haberleri artık…


www.aciktribun.net
adresinde…
Site,adını Meltem Televizyonunda salı akşamları yayınlanan programdan alıyor.
Bu hafta yayınlanacak olan programda bizim köyün Trabzonpor’luluğu konuşulacak haberiniz olsun!!!Mustafa Kahraman ve Serdar Bali’nin yorumlarını salı gecesi saat 23:00’de(TSİ) sakın kaçırmayın…
Televizyonlarda futbolun konuşulduğu program çok. Fakat hemen hemen hepsinde öncelikle üç büyüklerin. Mustafa KAHRAMAN’ın hazırladığı Açık Tribün televizyonlardaki bu anlayışa son veren tek program. Değerli spor adamları ,başta Trabzonspor olmak üzere Anadolu takımlarının lig performanslarını masaya yatırıyor, tartışıyor ve haftaya ışık tutuyorlar. Sadece üç büyüklerin değil, tüm süper lig takımlarının konuşulduğu, seyircilerin canlı telefon ve sms ile programa katıldığı seviyeli bir futbol diyaloğu..
www.aciktribun.net’i ziyaret etmeyi unutmayın!!!
Meltem Tv Turksat 3A frekans bilgileri:
Frekans:12729 Sembol:30000 Fec:5/6 Polarizasyon:Yatay(H)

Duyurular,

İstanbul’daki gurbetçilerimize duyurulur…

İstanbul
Tatlıpınar köyü sakinleri…

Değerli dostlar, hepinize canı gönülden merhaba.
Bir müddettir ara verdiğimiz aylık mutad köy toplantılarımıza yine başlıyoruz…
İlk toplantımız 07.03.2010 Pazar günü saat 13:00 – 17:00 saatleri arasında Halil İbrahim ONAT’ın evinde yapılacaktır.
Her birimiz tatlı ve acı anılarıyla çocukluk ve delikanlılık yıllarını geçirdiğimiz köyümüzün hafızamızda, gönlümüzde mutlaka bir hatırası vardır. Hem de hiç silinmeyecek hatıralardır bunlar.
Bakacak’ın heybetli ve gururlu bakışı, Kiremitlik’in Tongel’e nazlı bir gelin gibi endamlı duruşu, pınarından el ovuşturacak kadar soğuk ve billur gibi akan suyu, yeşile, mora, sarıya boyanmış dağları, ağaçları, çağıldayıp akan dereleri, tatlı bir musiki coşkusu, yüreklerimizin derinliklerinde bitmeyen bir ateş gibi, sevda gibidir…
Zaman zaman yüreklerdeki bu sevdayı paylaşmak, Ana ocağı Baba diyarı sevdamızı yeniden tazelemek İslam’ın Sıla-i Rahim (Akrabalık Bağları) emrine uygun davranış içinde olmak, Ana-Baba hakkının bir gereği olduğunu düşünmek, hepimizin vazifeleridir.
İşte bu duygu ve düşünce yoğunluğu içinde bir araya geliyoruz. Herkes kendi çevresini harekete geçirerek katılımı sağlayacak, Sıla-i Rahim (Akrabalık Bağları) sorumluluğunu böylece yerine getirecektir.
Bu vesile ile hepinize, ilgilerinize şimdiden teşekkür eder, sevgilerimi sunarım.

Cemal Şentürk

Haberler,

Haftada bir gün pazar…

hosgeldiniz!
Hafta içi Taşova’da olduğumdan haftada bir gün köyde olabiliyorum.O da pazar günü.Geçen ki yazımda(Durgun bir pazarhttp://www.tatlipinar.com/09/?p=1203)köy içinde kimsenin olmadığını yazmıştım.
Ancak bu hafta sanki köy halkı bu yazıyı okumuş,herkes sokağa taşmıştı.İyi de olmuştu,çünkü önüme gelenin fotoğrafını çektim,hemde köyde mahallelerin hepsini gezdim.Sokakta evinin bahçesinde hatta çatısında kimi gördüysem çektim.

Haberler,

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun…


Bu gece Mevlid Kandili. Âlemlerin Efendisi, gönüller sultanı Hz. Muhammed’in (sas) dünyayı şereflendirdiği gece. İslam âlemi, bugün O’nu bir kez daha yâd edecek.
Siz değerli tatlipinar.com sitesi ziyaretçilerimiz ve hepimizin kandili mübarek olsun.
tatlipinar.com

Haberler,

Durgun bir pazar günü


Sessiz hemde öyle sessiz ki…Yağmur yağmasa,kuşlar cıvıldamasa,vakitlerinde ezan okunmasa,arada da köyde dolaşan motorlu araçlar olmasa köy o kadar sessiz olacak, o kadar sessiz kalacak ki…
Durum öyle ki,belki gurbette olup da köye gelenler köye geldiklerinde,köy halkının çoğunu,bizim köyde olmamıza rağmen bizden  daha çok görürler(kaldıkları izin süresince).Çünkü kışın köyde hayat duruyor desem yerinde.Kimse dışarı çıkmıyor,komşu komşusuna gitmiyor gibi bir durum var.
Yine günlerden pazar ve nedense haftaiçi havalar çok iyi olmasına rağmen pazar yine yağmur vardı.Her seferinde Osman’ın bakkala gitmeme rağmen Osman’ı bile göremedim.Neden Osman’ı dedim,çünkü köyün bakkalı,köyün en işlek sayılacak yerinde ve burda Osman bile yok…
Bundan daha kötü,bundan daha durgun bir pazar günü olurmuydu?

Haberler,

Tamer’in nişan törenine davetlisiniz…

Bizim Tamer, bu haftasonu evliliğe ilk adımı atıyor. İşte davetiyemiz:

Deniz & Tamer

Nişan törenimizde siz değerli dostlarımızı da aramızda görmekten mutluluk duyarız.

 

Babası: Ali ONAT (Mevlüt ONAT’ın kardeşi) – Babası: Ahmet ATAMTÜRK
Tarih: 30 Ocak 2010 Cumartesi – Saat: 19:00 – Yer:Avrupa Düğün Salonu Fatih Cad. Çınar Mah. Gür İşhanı No:89 Tabya Bağcılar/İstanbul

Haberler,

Sis altında kaldık

Soğuk ve yağışlı hava yurdu etkisi altına aldı, ancak bizim köyde sisin daha etkili olduğunu görüyoruz. Sisle birlikte yağmur da arada bir misafir oluyor. Görüş mesafesinin 50 metreye kadar düştüğü de gözlenen bugünlerde havanın durumu netleşene kadar tedbirli olmak gerekiyor. Örneğin akşam Taşova’dan gelirken Ballıca’daki sahadan köye baktığımızda köyde elektrik olmadığını zannetmiştik, ancak köye yaklaştığımızda anladık ki, köyde yoğun sis vardı. Sis bugün yarın köyü terk eder. Dilerim ki kar yağar, bizde geçen yıllarda olduğu gibi karda doğa turlarına başlarız.

Haberler,

O ev artık yok !

Köyün tam ortasında, en gözde yerdeydi o ev. Tarihi duruşu, asaleti, Osman’ın doğup büyüdüğü, alt katında bakkalının bulunduğu, merhum Ali Dede’nin (Baltacıoğlu) eskiden zahire olarak kullandığı, içinde kocaman beğelin* bulunduğu, içeride oturan gençlerin sığamayıp beğele* oturduğu, duvarında Trabzonspor posterlerinin eksik olmadığı, Yakup Dedenin her sabah ekmek almak için ekmekçiyi beklemeye geldiği, Hasan Dayı’nın (Tuncay’ın babası) Osman’ın dilinden ”Haçan Ağa” olduğu, her akşam gençlerin toplandığı, hatta sabahtan akşama, bazen de sabahlara kadar oturdukları ve daha aklıma gelmeyecek kadar çok şeyin yaşandığı anıların olduğu, köy halkının en uğrak yeri olan ve anlatmayla bitiremediğim ve bitiremeyeceğim bu evin yerinde, şimdi dört tane direğinden başka eser yok.

Tabii ki Osman burayı boş bırakmayacak, burada düşündüğü yeni projeleri var; kamelya vb. yer gibi. Yani orası yine köyün ve köylünün en uğrak yeri olmaya devam edecek (zaten yine de öyle). Haydi hayırlısı diyelim…

*beğel: Türkçe’de ambar anlamına gelir. İçinde buğday, un vb. şeylerin saklandığı tahtadan yapılan, kapaklı büyük dolap.