Author

Haberler,

Sulara Dikkat!

Köyümüzde kar yağdı,tabii ki su kaynaklarının olduğu yerlerede yağdı.Ve bu bir tehlikenin habercisi olabilir.Köyün yüksek kesimlerinde eriyecek olan kar,sularımızı tehlikeye sokabilir.Çünkü,sıcak havaların bu hafta itibariyle geri dönmesi bekleniyor.Yani Dilmiyan ve Goze’deki suların çoğalmasıyla,sel ve selinde etkisiyle su kesintileri olabilir. Köyümüz halkının böyle bir olaya maruz kalmaması için,bir an önce Goze’deki su borularını kontrol etmesinde fayda var.

Haberler,

Mart kapıdan baktırır

Aman dikkat!
İki gündür köyümüzde, kar yağıyor. Yollar da şimdilik birşey yok. Ancak kar yağışı devam ediyor. Kar yağışının şiddetinin arttığı ve bu akşam ya da bu hafta santimlere ulaşması bekleniyor. Mart kapıdan baktırabilir. Dikkatli olun. Bizden söylemesi, aman dikkat! Mart ayı, dert ayı olmasın.

Haberler,

Bilal Aydoğan’ın cenazesi defnedildi

Hacı Bilal Aydoğan’ı cenazesinde sevenleri yalnız bırakmadı. Köyümüz, çevre köyler, Taşova, diğer iller ve ilçelerden vatandaşlar cenazeye katıldı. Almanya’daki eş ve dostları da cenazedeydi. Cenaze saat 10:00’da köydeki evinin önünden kaldırılarak, köy mezarlığında kılınan cenaze namazından sonra, defnedildi. Cenaze defnedildikten sonra halka, içecek ve pideler dağıtıldı. Allah (c.c.)Hacı Bilal Aydoğan’ın mekanını cennet eylesin.

Haberler,

Güneşe aldanmayın, hastanelik olmayın!

Cumartesi akşamı, tozak halinde yağan kar vardı. Gece geç saatlerde don da oldu. Ancak kimsenin suyuna, güneş enerjisi ve araç motoruna zarar verecek kadar değildi. Soğuk havaya rağmen bu hafta, hava gerçekten güzeldi. Güneş vardı, ancak soğuk esen rüzgar, güneşin olduğunu bile hissettirmiyordu. Köy halkı, güneş var diye, dışarı çıkıyor, soğuk hava onları geri eve sokuyordu. Köy içinde, iki yada üç kişinin dışarda olduğunu görebilirdiniz. O iki, üç kişide zaten beni arıyordu. Çünkü, çoğunun derdi, yeni çıkan tv kanallarının olmamasıydı. Zaten hafta içi, dükkana gelip, köye gelince kesin bize gel, av kanalını ayarla diyenler vardı. Bu hafta, tv kanalı ayarlama vesilesiyle, on haneyi ziyaret etmiş oldum. Bazı ev halkı Tamer’le Hasan’ı unutmamış. Önceden Tamer yada Hasan’ı çağırıyorduk, şimdi sen varsın diyorlar. Daha haftaya pazar da, televizyonu ayarlanacak bir sürü ev var. Resimler de Ahmet’te var, o beni aramıyordu. Zaten köyde o olmasa, dışarda kimseyi göremezsiniz. Köy içinde kimseyle, karşılaşmasanız, Ahmet’i kesin bir yerden, komik seslerle koşarken görebilirsiniz.

Haberler,

‘Pazar Çayımız’ Hatipoğlu tarlasında

Hatipoğlu tarlasına yaptığı,şirin bir evle,hafta sonlarında,ziyaretçilerine çay ve sıcak sohbetler sunan Zafer Şentürk,bizlerin pazar gününü daha keyifli geçirmemiz adına oraya davet etti.Doğal kaynak suyu olan Süleyman Hoca’nın suyuyla yapılmış çay ayrı bir lezzet veriyor.Tabii diğer doğal(hormonsuz)olan patateste,alev alev yanan sobanın fırından verdiği eşsiz kokusuyla keyif veriyor,o soğuk havanın yaktığı yüzlerimize.Evin içerisi sobadan dolayı öyle sıcakki,bizde dayanamayıp sofrayı dışarda kurduk.Dışarda güneşin olduğuna da aldandık,çünkü güneş vardı ama hava hiçde sıcak değildi.Yaklaşık her hafta düzenlenen bu hatipoğlu tarlasında çay keyfi ziyaretçilerini bekliyor.Gelirken yanınızda bir meyve fidanı getirmeyi unutmayın.Çünkü seneler sonra çıktığınızda,hem meyvenizi yer,hemde gölgelenirsiniz. Bizden söylemesi. Demedi demeyin…

Haberler,

Avcılarımız neden avlanamıyor?

Avcılarımız bu sene neden av yapamıyor?Ava gittikleri halde,neden avlanamıyor?Her yıl,yaptıkları avda kesin yüzü aşkın domuz vuran avcılarımız,bu yıl nedense hiç av yapamıyor.Önce kar yağmadı diye,dertli olan avcılar,şimdide kar çok av yapamıyoruz diye dertliler.Bu hafta buldukları,ancak vuramadıkları,domuzların hesabını karın fazla olmasına bağladılar.Geçen yıllardaki avlardan hatırlıyoruzki,bir ava gittiklerinde,bir günde 20 domuz vurdukları oluyordu.Hem de kar,olsada olmasada.Ancak bu yıl,yapamadıkları avın hesabını,neden hava şartlarına bağladıkları bilinmiyor. Dün (pazartesi) köyde ilginç bir gelişme oldu.Kelacı tarlalarda,yani Osman Altun’a ait havuzun orda,çıkan domuzu avcılarımız,yalnızca köy içinden seyretmekle kaldı. Belki avcılarımızın bu sene şansı yok,ancak seneye ne olur bilemeyiz? Yinede rasgele.

Haberler,

Köyümüz beyaza büründü

Hep yeşillikleriyle yada sarılarıyla gördümüz köyü şimdide beyaz haliyle görün.Köyümüzü,İbicek’ten çektiğimiz zamanlarda hep yeşil yada sarı olarak görmüşüzdür.Çünkü hep yazın yada bahar aylarında çıkabilmişizdir.Ancak şimdi,köyümüzü değişik bir yerden,değişik bir renkte göreceksiniz.Yani Sarıkaya’dan,kar altındaki köyü göreceksiniz.Belki diyeceksiniz ki Sarıkaya’ya çıktında,ordan niye İbicek’e geçip daha güzel resim çekmedin.Ancak kar kalınlığı burda,köyümüzdeki gibi 25-30 cm. değildi.Burda yükseklere çıktıkça dahada çoğalan karın yanında,birde yağış eklenince oralarda gezmek hayli zorlaşıyor.Ama sadece köyümüzün resmini değil, köyümüzün değişik resimlerinide yayınlıyoruz.

Haberler,

Yollar açıldı

Bir haftadır şiddetli olan,kar yağışı yolların kapanmasına sebep oldu.Cumartesi akşamı yağan şiddetli yağış açılan yolu tekrar kapattı.Kar kalınlığı 25 cm. olan köyümüzde,halk yolların kapalı kalmaması adına büyük uğraş verdi.Cemal Onat’ın traktörüne taktığı gelberi ile açtığı yollar,köye araçların daha kolay ulaşmasını sağladı.Köy içinden başlayıp,Halilağa’nın değirmene kadar yol açma çalışması yapıldı.Zaten yalnızca köyümüz ile değirmen arasındaki yolda,karın daha etkili olduğu görüldü.

Haberler,

Nihayet kar yağdı

Aylardır beklediğimiz kar yağdı.Cumartesi akşamı esen şiddetli fırtına,saat 04:30 sularında yağmuru da beraberinde getirdi.Daha sonra,saat 13:45 de ise yağmurla karışık kar yağmaya başladı.Ve daha sonra yağmuru bastıran kar köyü,iyice etkisi altına aldı.Kış aylarında yazı yaşadığımız bu günlerde,karın yağması çok da iyi oldu.Çünkü kışı kış gibi geçiremeseydik,yazı belkide hiç iyi geçiremezdik. Karın keyfini doyasıya yaşayan köy halkı, kar yağmasına çok sevindi.

Haberler,

Köyümüze yazılan Şiir

TATLIPINAR KÖYÜ
Yemyeşil ormanlarla kaplı bir vadide,
Ak köpüklerini serpe serpe akıyor taşkın çay,
Şırıldayan suların sesi kuş seslerine karışıyor,
Bahçede yeşil yapraklar arasından pembe pembe
elmalar,
Patika yola doğru uzanmış bana bakıyor,
Uzanıyorum,koparıyorum bir elma sulu sulu,
Sanki cennet bahçesinden kopmuş gibi,
İşte bu Amasya misket elması…
Güzel vatanımın en güzel meyvesi…
Bağlar arasında küçük evler,
Ve tek tük beyaz başörtülü kadınlar,
Genç yaşlı insanlar,hep meşguller,
Selam veriyorum,yanlarından geçerken,
Tatlı gülücüklerle,hoşgeldin diyor,
Beni hanelerine davet ediyorlar…
Ah!Bilseniz,ne tatlı,ne güzel insanlar,
Güneş gibi parlak,su gibi tertemizler,
Evet,burası Amasya’da bir köy,
Çocukluğumda,kağnılarla kereste,
Merkeplerle odun taşıdığımız,
Yamaçlarında öküz güttüğümüz,
Çayında çimdiğimiz,Tatlıpınar’larından su içtiğimiz,
Daha nice nice güzelliklerini gördüğümüz köy…
Bahar gelince,yosun tutmuş kayalıklarında,
Mor,pembe menekşelerini sevdiğim köy,
Chadi ekmeğini,kaymalı yoğurdunu yediğim köy…
Seni sevmeyim de nereleri seveyim ben,
Sen benim güzel memleketimin,
Güzel bir köyüsün…
Özledim seni,çok uzakta…
Duyuyorum,taşkın çayının şırıltısını,
Ulu ağaçlar arasından öten bülbüllerin nağmelerini,
Yeşil yapraklar arasından sarkan,
Pembe misket elmasının kokusunu.
Ben bu fani dünyadan göçsem de,
Sen böyle güzel kal!…
Yemyeşil,mis kokulu…
BORNOVA
3 Aralık 2005
Cengiz ÖNDER

Şiiri yazan; komşu köyümüz olan Ballıca’lı, emekli astsubay Cengiz Önder’e ve şiiri yayınlayan Yeni Taşova Gazetesi’ne teşekkür ederiz.

Haberler,

Gurbetçi avcılar şov yaptı

Gurbetten av için köye gelen Üzeyir ve Remzi ERKOÇ,Erbaa’nın Canbolat yaylalarında üç domuz vurdu.Domuzların ikisini Üzeyir Erkoç,birini ise Remzi Erkoç’un vurduğu bildirildi.Yıllardır özellikle kış ayında av için,gurbetten gelen bu iki ünlü avcı,bu yıl kendi profesyonelliği açısından azda olsa,bir günde üç domuz vurarak bizim açımızdan iyi bir av çıkarmışlar.Bu avcılarımızın performansı,genç avcılarımızada yansırsa ne mutlu. Ayrıca bu hafta,pazar günü avcılaımızn rotası Esençay Şahi yaylasıdır.Tüm avcılarımızı buraya bekliyoruz. Haydi rasgele…

Haberler,

Dünkü avdan kareler

Dün avcılarımızın organize ettiği avda sadece bir domuz vurulduğunu duyurmuştuk.Dünkü avın önemli bir özelliği vardı.Bu avda Taşova civarındaki tüm Gürcü köylerinden oluşan ve Gürcü avcıların birarada olmasıydı.Toplam 40 avcının 38’i Gürcü avcılardan oluşan avda yalnızca bir domuz vurulması belki üzücü oldu,ama biz Gürcü’lerin ne kadar av sevdalısı olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ancak bu haberimizde o günkü resimleri yayınlayamadık. Şimdi Zafer Şentürk’ten aldığımız resimleri yayınlıyoruz. Ancak resimlerde 40 kişiyi birarada göremezseniz kızmayın.